bir parça romantiklik vardı önceden. bir parça masumluk, biraz pembe panjurlu hayaller. aşka ve seni bulacağına inanmak vardı. dünyada iyi insanlar olduğuna, her şeyin düzeleceğine, daha çok zamanın olduğuna, bir gün yurtdışına çıkacağına, iyi para kazanacağına, annene bir ev alacağına, babanın seninle gurur duyacağına dair bir inancın vardı. ta ki kendini baban sana bakarken, asla hareket edemez ve ne yapmak istediğin, ne yapabileceğin hakkında hiçbir fikrin bile yokken, bir gün gülüp bir gün ağlarken, gittikçe kötü hatalar yaparken, kendine yakınlaşmak ve kendinden uzaklaşmak arasında kalırken. ta ki kendini nasıl devam ettireceğini bile bilmediğin bir hayatın içinde bulurken.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder