22 Nisan 2018 Pazar
şimdi, yarın
kendimi mutlu edecek, yaşadığımı hissedecek hiçbir şey yapmıyorum. o kadar umutsuz, o kadar boşlamışım ki her şeyi. daha önümde uzun bir ömür var ya da olacak. ben ne şimdideyim ne yarında. bir yol izlemiyorum çünkü hangi yolu seçtiğimi bilmiyorum. kaybettiğim şeyse zaman. şimdilerim. boşluk. hani amaç? hani hayal? hani sevinç? hani anılar?
4 Kasım 2017 Cumartesi
16 Ekim 2017 Pazartesi
6 Temmuz 2017 Perşembe
bir şeylerin düzeleceğine inanmak istiyorum. inancım kötü şeyleri görene kadar sürüyor. kendim için değil, dünyadaki zor durumda olan, acı çeken, üzülmekte olan bütün insanlık için. ben sadece bir bireyim, onlar gibi. insanlığı böyle hatırlayacağız. kendi emelleri uğruna bireyleri sefil eden, harcayan bireyler topluluğu.
28 Nisan 2015 Salı
saat*
https://www.youtube.com/watch?v=fn_qmSAxCZo
"selim! lan selim!"
"selim! lan selim!"
"efendim ahmet abi? bir şey mi istediydin?"
"istemedim bir şey. o ne demek lan? ben seni işim düşünce mi çağırıyorum, aşk olsun selim."
"yok abi. estağfurullah. varsa bir isteğin halledeyim geleyim diye dediydim."
"ben de iki dakika laflarız diye seslendiydim.."
"tamam abi sen gönül koyma yeter ki."
"git be. sana ne gönül koyacağım ben! geç de çay koyayım."
"yok abi ya sağolasın."
"selim, ne garip adam oldun sen de. koyuyorum bak, iç."
"ben hep soğutuyorum çayı. öyle de içilmiyor be."
"niye soğutuyorsun oğlum güzelim çayı?"
"dalıyom abi."
"nereye dalıyon? gönül meselesi mi? anlat abine bakalım."
"yok öyle değil. saate dalıyorum."
"saate mi?"
"evet abi. kolumdaki saat. öyle. yelkovanla akrebe. koşuyorlar bildiğin. atlı kovalıyor sanki arkalarından. takip edip duruyorlar birbirlerini. korkuyorum onlar koştukça. duracakmış gibi oluyorlar sanki. ona bakıyorum durmasınlar diye."
"saat oğlum bu! pili biter durur. hem sen öyle saatin başında beklersen geçmez ki bu zaman. yapma oğlum böyle."
"dedemindi abi bu saat bildin mi? hep kolundaydı. gözü gibi bakardı saate. anneannemin hediyesiymiş, o almış. bir keresinde sormuştum 'dede sana yeni saat alalım mı?' diye. 'lüzumu yok oğlum, benim yeni gibi saatim var.' dediydi. yeni dediği de derisi kalmamış kopçanın. 'bunu bana anneannen aldı oğlum. bu saati koluma taktığından beri hiç durmadı. hiç durdurmadım. hiç de çıkartmadım. bu saat durursa güzel günlerimiz biter gibi hissediyorum selim. bu saat hiç durmasın.' dediydi. 'bu saati durdurma.'
sonra o lanet gün, babam geldi yanıma. bir 'oğlum' dedi, aha! dedim kötü bir şey oldu. 'deden öldü.'
'saat!' demişim direkt. ağlaya ağlaya saat diye koşturdum. sonra babam getirdi saati. dedem öldü, anneannem öldü, saat durmamış abi. durmasın işte. durmamalı bu saat.."
"selim, oğlum.."
"efendim abi?"
"çayın soğudu be oğlum.."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)